Ah Şu Vergiler

Written By: Genç Öğrenci - May• 05•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

vergi

 

“Vergiler azalınca iktisadi faaliyetler canlılık ve hız kazanır. Ekonomi canlanınca vergi alınan taban genişler. Neticede, az vergi alınan devletin geliri çoğalır. Kaybeden ve az kazanan çok kazanmış olur. Diğer taraftan yüksek vergi oranları, devletin gelirini düşürür. Çünkü vatandaşı ezer, vergi mükelleflerinin teşkil ettiği taban daralır. Sonunda çok kazanan kaybeder.”

Bu satırları ben yazmadım. Günümüzde yayımlanan bir makaleden veya bir kitaptan da aktarmadım. Bu satırlardaki fikirler, bundan tam altı asır önce yaşamış Tunus’lu bilim ve siyaset adamı İbni Haldun’a ait. Yani vergi konusu, insanların toplu yaşamaya başladı çağlardan beri güncelliğini koruyarak devam ediyor.

Devrin padişahı yeni vergiler çıkarmış.Halkın tepkilerini anlamak için de baş vezirini görevlendirmiş. Her yeni vergiden sonra, vezirden gelen izlenim hep aynı oluyormuş: “Hünkârım halk çok endişeli.” Ama bir gün farklı bir şey olmuş. Bu sefer vezir; “Hünkârım halk sokaklara döküldü. Kendi aralarında çalıp oynuyorlar” deyince padişah durumun ciddiyetini anlayıp son vergiyi durdurmuş.

Nedense, başı sıkışan her hükümet ilk önlem olarak yeni vergiler çıkarma yolunu seçiyor. Vergileri tabana yaymak varken, işin kolayına kaçılıyor. Ya da dolaylı vergilere yükleniyorlar. Oysa modern anlayışta, kazançlar arttıkça oranların da paralel olarak artması esası benimsenmiştir. Bu mantık, fakirden ve zenginden aynı oranda vergi alınmasını kabul etmez.

“Vergilendirilmiş kazanç kutsaldır.” sözü elbette doğru ama bir kelimesi eksik. Bize göre; “Adaletle vergilendirilmiş kazanç kutsaldır.” Adil olmayan vergiler, insanların haksızlık duygusuna kapılmalarına neden oluyor. Bunun sonucu olarak, denetimin giremediği veya sektörün uygun olduğu durumlarda insanlar vicdanlarıyla baş başa kalıyorlar. Her vicdanın mazeret senaryoları farklı olduğu için de kutsal kazançlar törpüleniyor. Sonunda bu kutsal görev, dürüstlere ve mecbur kalanlara düşüyor.

Tutulan kısrak harmanı döver. 

Gazanfer Sanlıtop

www.gencogrenci.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Bağcıyı Dövmek mi, Üzüm Yemek mi? başlıklı makalemizde etkili iletişim, iletişim kurmak ve iletişimin amacı hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir