Ailede Değer Çatışması

Written By: Genç Öğrenci - Tem• 24•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

gencleri anlamak

 

Toplumun çekirdeğinde aile vardır. Dolayısıyla aile kavramı üzerinde iyi düşünmek ve durmak gerek. Kadın ve erkeğin hayata birlikte devam etme kararı almaları üzerine çekirdek aile oluşur. Daha sonra bu sevgi perçinleşir ve dünyaya bir misafir daha gelir. Bundan sonra aylar, yıllar geçer ve bir süre sonra çocuk, hatırı sayılır bir yer edinir. Artık sadece ailenin değil, bütün insanlar gibi devletin önemli bir ferdidir. Her insanın kendince önemli bir görevi vardır. Bu döngü yüzyıllarca devam eder. Zaman geçer ve her ne hikmetse bir önceki kuşak, kendinden sonraki kuşağı sürekli eleştirir. İşte değer çatışmaları burada baş gösterir. Zaman her zamanki gibi ilerlese de dünyadaki buluşlar, yeni teknolojiler sürekli daha hızlı olmayı öngörüyor. Bugün birçok işimiz bilgisayara bağımlı hale gelmişken ve biz bu teknolojideki hıza ayak uydururken, “Bir dakika, az dur, kendine zaman ayır!” diye kendimizi uyarmayı dahi düşünmüyoruz. Tek şeye odaklandık; kazanmak, kazanmak ve yine kazanmak. Kaybetme lüksümüz yok. Oysa kazanma hırsı içinde birçok insani değeri göz ardı ediyor ve onarılmayacak yaralar bırakıyoruz ardımızda.

Aile içinde değer çatışmaları, iletişimsizlikten kaynaklanır. Baş döndürücü bir şekilde ilerleyen teknolojiye ayak uydururken, sabır denen mevhumu da lügatimizden çıkarmış görünüyoruz. Çıkarmamış olsak, sabır denen mevhumun gereğini yerine getirecek ve ailemiz için de zaman ayıracaktık. Her yerde genç kuşaktan şikâyet var: Evde, okulda, iş yerinde velhasıl insanın olduğu her yerde… Şikâyet şu: “Bu gençler bizi anlamıyor.” Anlamıyorlar çünkü oturup birkaç kelam etmedik. İhmalimizin faturasını görüyoruz bir anlamda. “Adam sen de, sabahtan akşama kadar canımız çıkıyor, zaman mı var konuşacak?” Evet, zaman var. İstersek o zamanı bulabiliriz. Şayet iletişimi bir dinlenme aracı olarak görürsek, o zamanı bulmak zor olmaz.

Anne kızı anlamıyor, kızı anneyi… Aynı şekilde baba oğlunu, oğul babayı… Bir anlayış garabetindeler. Gençlerin hayallerine kulak vermeli, onların hayallerini düşünerek biz de hayal kurmalıyız. Aynı şekilde çocukların da hayallerine kulak vermek lazım. Hayal duygumuzu yeşertmeliyiz, bu ümittir. Ümit de bizi hayata bağlayan unsurlardandır. Sadece yaşama savaşı içinde çocuklara hayatta kalmaları için maddi imkânları sunar ve bunları nasıl edineceklerini öğretirsek, terazinin bir kefesi boş kalmış olur. Ve bu da o çocuğun büyüdüğünde bir tarafı eğik halde yürümesine sebep olur. Maddi imkânların yanında manevi değerlerin de öğretilmesi gerekmektedir.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Çatışmalar İçin En Ucuz Reçete

Batıda 18 yaşına gelen kız veya erkek tamamen özgür(!) oluyor. Bizde ise erkek ya da kız ne zaman evlenirse o zaman özgür(!) oluyor. Anne-babanın gözünde çocukları her zaman küçük olduğundan ülkemizde bu şekilde bir değer var. Bunun da avantajları olduğu gibi dezavantajları var. Ama birlik ve beraberlik açısından ele aldığımız zaman bizim değerimiz daha baskın çıkmaktadır. 18 yaşına gelen biri hiçbir hayati tecrübe olmaksızın sokağa salındığı vakit, potansiyel bir suçlu olabilir. Merhamet, şefkat ve daha birçok insani değerlerin çocuklara, gençlere verilmesi gerekir. Çünkü insanın özünde madde değil, sevgi vardır. Aile içindeki değer çatışmalarının sebebi de insanın özündeki sevginin yeterli beslenememesi ve zayıf kalmasıdır. Bundan dolayıdır ki çocuklar, gençler daha insani düşünmüyor ve akıl almaz üzücü olaylara imza atabiliyorlar. Son zamanlarda ailevi kavgalar giderek artmış durumda. Ailelerin daha dikkatli olması lazım! Değer çatışmalarının önüne geçmek için reçetemiz gerçekten çok ucuz, hiçbir masraf gerektirmiyor: Kalpten gelen samimi bir sevgi…

Biz anamızdan, babamızdan böyle gördük, çocuğa sevgi göstermek de neyimize, diye düşünerek hareket etmemiz bizi hüsrana sürükler. Bile bile kendimizi uçuruma atmaktır. Yol yakın iken, uçurumdan düşmemişken reçetemizi uygulayalım.

 

Erol Afşin

www.gencogrenci.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Ölmeden Önce Bilmen Gereken 30 Şey başlıklı makalemizde Ölmeden Önce Bilmen Gereken 30 Şey, ölmeden önce bilmen gerekenler ve ölmeden önce keşfedilmesi gerekenler hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir