En İyi Dostunuz, Doğru Tavrınız ve Doğru Alışkanlıklarınızdır

Written By: Genç Öğrenci - Nis• 19•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

calismak

 

Hepinizin bildiği gibi alışkanlık, belli eylemlerin tekrarı yoluyla edinilmiş, belli bir şekilde hareket etme eğilimi ve huyudur. Elbette, bu demek değildir ki doğarken bu alışkanlıkları taşırız. Ama edindiğimiz alışkanlıklar, zaman akışı içinde tabiatımız haline gelerek, güçlenebilir. Şunu asla unutmamanız gerekecektir. Hayat sürekli bir yolculuktur. Önünüze çıkacak engelleri aşma zorunluluğu vardır. Zaman zaman zorlanarak ama içinizdeki en iyiye doğru ilerleyerek… İşte bu aşma ve ilerlemelerde, doğru alışkanlıklarınız, en iyi dostunuz olmalıdır. Bu noktaya gelmişken, William James’in şu saptamasını hatırlatmak isterim. “Eylem duyguları izler gibi görünse de, eylem ve duygular birlikte hareket ederler.” Duygularınızı da kötü alışkanlıklarınızdan uzak tutmalısınız.

Kötü alışkanlıklar, hiçbir olumlu tarafı olmayan alışkanlıklardır. Bu aynı zamanda, giriştiğiniz eylemin devamlı ve yanlış tekrarını getirir. Tabii kötü alışkanlıklarla eyleminize giriştiyseniz. Bu garip ve olumsuz girişimin ilk startı, dikkatinizin dağılmasıyla görülür. Sonra mazeretler zinciri gelir ki, bunu anlatırken, güzelim zamanlarınızı boşa kullanarak, zaman denen kıymetli olguyu katledersiniz. Daha sonra önünüze, zamanlayamama gibi bir terslik çıkacaktır. Bu ayarsızlık, hayatınızı inanılmaz dengesiz hale getirip, sizi başarıdan uzaklaştırabilir. Tabii hemen ardından kontrolünüzü  yitirebilirsiniz. O zaman da, çözemeyeceğiniz konulara girip, enerjinizi boşa tüketirsiniz… Bu boşa tüketiş, sizi kıskanç ve eleştiren insan havasına sokabilir. Sonunda bu dengesiz zincirleme, özel yaşamınızı, iş yaşamınıza taşıyarak, yıkıcı bir hale dönüşebilir. Bu taşıma elbette kontrolünüzü bozacak, dağıtacak, yıpratacaktır. İşte yukarıda değinmeye çabaladığım her negatif gelişimin karşıtı pozitif alışkanlıklardır…

Evrenin iyi niyetli kişisi, çalışkan ve disiplinlisi, çalışmaya dayanıklısı, kendine güvenen şahsı, başarı için elinden geleni yapanı olabilirsiniz. Bütün bunlar için de, kötü alışkanlıklarınızdan arınmalısınız. Ayrıca bu arınmayı gerektiği kadar çabuk yapmalısınız. Çünkü geçen zaman aleyhinize işleyecektir. Dikkat ettiğinizde görürsünüz, başarılı insanların olumlu alışkanlıklarına ne kadar bağımlı olduklarını… Elbette ki her insan, olumlu alışkanlıklarını, kendi lehlerinde kullandıkça yücelir. Bunun için çok çaba göstermeniz gerekecektir. Olağanüstü çaba, olağanüstü hedeflere götürür. Bunu asla unutmamalısınız. Hayat oyuncusu olarak, başarmak istediğiniz şeyin çok tekrarı, gelişiminizi sağlayacaktır. Bunu disiplinli yaparsanız, imarını yapmaya başladığınız başarı binasının temel taşlarından birini yerine koymuş olursunuz. Olumlu alışkanlıklar, disiplin ve çaba ile bütünleştiğinde başarı kaçınılmaz olur. O zaman, bu çerçevede kendinize sakın hayretle bakmayın. Çünkü dün “Sanki gerçekleşebilir” diye tereddütle baktığınız başarı, bugün “Gerçek” olarak önünüzde olacaktır.

Bu gelişim sürecinizde, dikkatinizi dağıtacak birçok şeyle karşılaşabilirsiniz. Bu konuda çok dikkatli ve supleksiniz sağlam olmak zorundadır. Dikkatinizi dağıtır ve siz buna göz yumup bazı konuları ertelerseniz, hedefe ulaşmanız gecikir. Bu da zaman kaybınız demektir.

Şöyle düşünün: “Değerlendireceğiniz günde on altı saatiniz var. Bunun on saati olumlu, altı saati olumsuz geçiyorsa, hemen o altı saatin nasıl olumlu geçebileceği hakkında beyin jimnastiği yapmalısınız. Bu sıkıntıyı bir an evvel defetmeniz gerekir. Bunun için de -tecrübe edinmek adına- önce olumsuzların üstesinden gelmeye çabalayıp, o altı saati bir an evvel geride bırakmalısınız.”

Bu beyin jimnastiği ve direnç gücünün artırımı için, dinamik bir beyin ve bedene sahip olmalısınız. Eğer bu gelişimi yakalarsanız, bir sonraki gün, olumsuz zaman birimi azalacak, kazanma duygularınız daha pekişecek, önünüze çıkacak olanakları değerlendirebilme gücüyle, güne yepyeni bir tavırla başlayacaksınız… Bu gelişim yüksek enerjinizi kullanmanız demektir… Bu kullanımda olumlu olarak düşlediğiniz her şeyin egzersizini yapıp tekrarlayın. Zaman kalmadı deyiminden kaçıp, zamanı yaratın. Her mutlu sonun ışığını gördüğünüzde, yüreğinizdeki kahkahaları savurmayı, asla göz ardı etmeyin. Çünkü insanlar yürekten ve yeterince güldüklerinde, karamsarlık ve mutsuzluk kaybolmaya başlar. Evrende insandan başka gülebilen bir yaratık tanıyor musunuz…? Bir yığın sıkıntının içinde bile, (Tabii olumlu adımlarınız adına, giriştiğiniz çabalardan söz ediyorum…) neşenizi yitirmemelisiniz. Çünkü neşe yürek ilacıdır. Onun tek göstergesi de gülmek ve kahkaha atmaktır… Aristoteles’in şu deneyimini asla unutmamalısınız: “Kahkaha sağlık için çok değerli olan bedensel bir uygulamadır.” Bu mutluluk resminiz çevrenizi de etkileyecek, olumlu insan yansıması olarak onlara geçecektir. Bu geçiş ayrıca sizi mutlu kılar. Hele hele akıllı gülücükler, sizi aptallık ve şapşallık kılıfından sıyırdığında insanların size nasıl yatırım yapabileceklerini görürsünüz. Bu iyi alışkanlıklarınızın meyvelerini toplama fırsatını bulup mutluluğu tadarken, ne güzel ne başarılı ve de ne iyi bir hayat oyuncusu olduğunuzun keyfini yaşayacaksınız…

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Özde toplarsak…

Olumlu alışkanlıklarınız, kişiliğinizin içinde gelişen, ikinci bir özelliğiniz olacaktır. Bu, kötü alışkanlıklarınıza geçit vermeyen bir kişilik olarak, gelişimini sürdürecektir. Elbette o zaman, sizi zaman değil, siz zamanı kontrol edebilme gücüne ulaşacaksınız. Hem de iyi niyetinizi hiç yitirmeden. Dolayısıyla disiplininiz gelişecek, giriştiğiniz başarı yolunda, her adımınızın yoğunlaşmasını, doyasıya yaşayabileceksiniz.

İşlerinizi ertelemeden yapacaksınız. Kötü gelişime müsait olanları -tecrübe adına da olsa- öncelikle yapıp, onları geride bırakma becerisini göstereceksiniz. Bu zamanınızın geride kalan büyük kısmını keyifle kullanmanıza neden olacaktır.

Beyninizi ve bedeninizi başarıya hazır tutmalısınız…

Ödev olarak kabullendiğiniz her şeyi, asla “Nasıl olsa yapılır” laçkalığına uğratmadan yapın. Sonuçta mutlu gülücüklerinizi önce kendiniz duyarsınız. Unutmayın dostlarım, yaşam kısa olmakla birlikte çok kıymetlidir ve dolu dolu değerlendirilerek sürdürülmelidir. Çünkü ölüm, yaşamın açıkça yüzleşilecek ve gergin soluk elleriyle selamlanacak, basit bir parçasıdır…

 

Kazım Eryüksel

www.gencogrenci.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Geçmişi Geride Bırakmak başlıklı makalemizde anı yaşamak, geçmişe takılmamak ve geçmişi bırakmak hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir