Genellemelerimiz

Written By: Genç Öğrenci - Tem• 17•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

genellemelerimiz

Elinizde bir taş ve karşınızda bir kuş olsa ne yaparsınız? Taşı kuşa atmak gelir aklınıza, oysa kuşu taşa atmayı hiç düşünmezsiniz, değil mi?

Karla ne yaparsınız? Kardan adam mı? Neden kardan ayı, yılan, ya da fil değil?

Bir gün bir iş yerine önemli bir görüşmeye gidiyordum. Gerçekten önemli bir görüşmeydi. Çünkü on günlük bir eğitim karşılığında, on milyar kazanacaktım. O günün şartlarında önemli bir miktardı benim için. Sekreter hanımla görüştüm, beklendiğimi söyledi ve eliyle kapıyı işaret etti. Hafifçe kapıyı tıklattıktan sonra; “gir” komutunu almadan kapı kolunu eğip kendime doğru çektim. Bir türlü açılmıyordu. Kapı kolunu eğip itiyorumdum, yine açılmıyordu. Sekreter hanım beklendiğimi söylediği halde, “neden kapı kilitli” diye düşünürken kapıyı tekrar çaldım. Bu kez güçlü bir ses bana;

“Giriniz” dedi.

Bir kez daha bir çocuğun alet kullanmadaki acemiliğiyle kapıyı ileri geri itmeye başladım; ama yine sonuç yok. Tam yardım almak için sekreterliğe yönelmiştim ki, sıkıca tuttuğum kapı kolu yana doğru itildi ve kapı duvarın içine girerek açıldı. Şaşakalmıştım. “Yana itilen sürgülü kapıların kolu böyle olmaz ki” diye düşündüm ve içeri girdim. Beyefendi ayağa kalkıp beni karşıladı ve gülümseyerek; “Açmakta zorluk çektiniz, değil mi?” diye sordu ve devam etti; “Özel bir tasarımdır, bunun sayesinde insanların yaratıcıklarını keşfediyorum. Böylece bana her gün iş başvurusu için gelenlerin kapasiteleri hakkında bir fikrim oluyor.”

Ayakta yapılan bu kısa konuşmada sonra bana yer gösterdi. Kendiside yerine oturduğunda tekrar söze başladı; “İtiraf etmeliyim ki bu kapıyı en hızlı açanlardan birisiniz.”

Bu sözün üzerine; kapının tesadüfen açıldığından, tam da sekreter hanımdan yardım istemek üzereyken şansımın yaver gittiğinden bahsetmedim elbette ki.  Kim bilir kaç kişi kapıyı açamamış ve hayatının belki de en iyi iş fırsatını kaçırmıştı. Çıktığımda yüzümde kendini beğenmiş bir gülümseme vardı. Olanların tesadüf olduğunu unutmuşçasına içten içe kendimle böbürleniyordum.

Aslında benim de yaptığım şey; geçmiş yaşantılarıma ait kapıları düşünerek, o kapının da onlar gibi olması gerektiği varsayımından yola çıkmaktı. Daha doğru bir ifadeyle; zihnimdeki genellemeye ulaşmıştım. Bu tip kapı kulplarına sahip kapılar bükülerek ya ileri itilir, ya da geriye çekilerek açılmalıydılar. Oysa bu o kapı için geçerli değildi, olmak zorunda da değildi.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Yaptığımız genellemeler her zaman her yerde geçerliymiş gibi algılarız. Hayatımızdaki genellemeler bazen gerçekten işe yarar ve zor durumları kolaylaştırır. Bazen de sınırlayıcı inançlar yaratır ve durumu zorlaştırır.

Bundan elli yıl önce insanlar, sokakta bir bilgisayar, hard disk ya da bir cd görselerdi, tepkileri ne olurdu acaba? Öncelikle içinde ne olduğunu merak ederlerdi herhalde. Ne işe yaradığını çözmeye çalışırlardı. İçini açıp, yapısını anlamakla başlarlardı. Açmak için de ellerindeki aletlerden yararlanırlardı. Çekiç, tornavida, pense kullanırlar ve hard diski açarlardı. Ya açtıktan sonra ne olurdu? Hard diskin içi dünyanın en önemli bilgileriyle dolu olsa bile, ona ulaşabilirler miydi? Hard diski parçalara ayırmış olmak, onları içindeki bilgiye götürebilir miydi?

Tüm bunların nedeni zihnimizde depoladığımız tecrübelerimizdir. O güne kadar sahip oldukları tecrübelerin oluşturduğu genellemelerden yola çıkarak, herhangi bir kapalı nesneyi parçalarına ayırırlarsa ne olduğunu anlayacağını sanan insanlar, onu çalıştıracak bir alet yapmayı düşünmek yerine, belki de bir daha hiç tekrar bir araya gelemeyecek şekilde parçalayacaklardı.

Tecrübelerimizle edindiğimiz inançlarımız veya genellemelerimiz her zaman gerçeği mi verir? Maalesef değil. Genellemelerimiz her zaman bize yardımcı olmaz. Bazen işimizi o kadar zorlaştırır ki; yapabileceklerimizin, mutluluğumuzun önünde en büyük engel onlar olur.

Örneğin herhangi bir konuda geliştirdiğimiz başaramama duygusu veya düşüncesi hayatımızın her alanına yayılır. İşimizde, aile ve arkadaş ortamında bile tek bir olaya ait başarısızlık duygusunun yükünü omuzlarımızda taşırız.

Bir danışanım kızıyla sürekli iletişim problemi yaşıyordu. Geçmiş yaşantısına ait acıları nedeniyle zihninde; “Ben zor bir insanım, katıyım, insanlarla yakın ilişki kurmak, yapım gereği benim için çok zor” şeklinde bir genelleme oluşturmuştu. Bu genellemesi hayatındaki insanlarla ilişkilerinde sorun yaşamasına neden oluyordu. En büyük etkisini de ergenlik dönemindeki kızıyla kurduğu iletişimde yaşıyordu.

NLP eğitiminden sonra, daha esnek olmak, sabrını daha uzun süre korumak ve iletişimde karşıdaki kişi kim olursa olsun, olayı onun gözleriyle değerlendirmek konusunda büyük ilerleme kat etti. Hatta en son görüşmemizde; kızıyla ilişkilerinin düzeldiğini, gelişen iletişim becerisi sayesinde ikna kabiliyetinin arttığını ve eskisinden de daha çok para kazanmaya başladığını, yüzünde mutlu bir gülümsemeyle belirtti.

 

Bülent Şenyürek

www.gencogrenci.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan II. Abdülhamid, Namık Kemal’le Neden Takıştı? başlıklı makalemizde 2. abdülhamid, II. Abdülhamid ve jön türkler hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir