İstemenin Dua Boyutu

Written By: Genç Öğrenci - Nis• 27•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

duanin gucu

Aylarca yağmur yağmamış bir köy… Kuraklıktan insanların, hayvanların, bitkilerin kuruduğu kavurucu bir mevsim… İnsanlar artık ümitlerini kesmek üzereler… Köy ahalisi son çare olarak yağmur duasına çıkmaya karar verir. Günlerce yapılan duaların sonunda, gök gürler, şimşekler çakar ve aniden sağanak bir yağmur boşalıverir. Herkes sırılsıklam olmuştur. Ahalinin arasında sadece küçük bir kız çocuğu ıslanmamıştır… Ahali dua ederken, en içten dilekleriyle ve gözyaşı dökerek Evrenin Sahibinden su isteyen o küçük kızdır.

Peyami Safa’nın 30 Temmuz 1946 tarihli Vakit gazetesindeki duayla ilgili görüşleri şöyle:

“Devamlı ve içten olduğu takdirde duanın yalnız ruh değil, vücut üzerindeki tesirleri açık ve parlaktır. Sanki şuurun derinliğinde bir alev yanar. Allah’ın inayetine varan yol ısınır ve aydınlanır. Yavaş yavaş bir iç huzuru, sinir ve ruh işleyişlerinin ahengi, fakirliğe, iftiraya, üzüntüye, acıya, hastalığa, ölüme karşı bir dayanıklılık peyda olur.”

 

Bilinçli düşüncelerimiz, bilinçaltımıza etki etmekte ve bu etki isteme gücünü harekete geçirmektedir. Emerson :” Dualarınıza dikkat edin; gerçekleşebilirler” ,diyor. İsteklerimiz, usulca bilinçaltımızda şekillenerek gerçek bir deneyimle kendini gösterebilir.

Duayla ilgili hadislerde de bu konuya değinilir.“Kul, kötü bir istekte bulunmadığı, isteği aile bağını koparmaya yönelik olmadığı ve acele olmadığı sürece duası kabul olur.” , “Kim ısrarlı olarak kapıyı çalarsa içeri girer.”   şeklinde  duanın gücünü anlatan birçok hadis mevcuttur.

Mevlana Hazretleri Mesnevi’de şöyle buyurmakta:

“Ne zaman gökyüzüne bir nefes, bir dua gönderdin de ardınca ona benzer bir iyilik gelmedi? Dikkat etsen, her an uyanık olsan yaptığın işin cevabını görürsün.”

Arapça bir kelime olan dua, çağırmak, seslenmek, yalvarmak, yakarmak ve yardım istemek anlamlarına gelir. Dua, insanın inandığı yüce bir varlığa sığınması, ona yönelmesi ve ondan kendisine yardımcı olmasını istemesidir. Aslında bu durum insanın yaratılışından gelen bir özelliktir. İnsan, dua ederek hem ruhen, hem de fizik olarak rahatlar. Korkan, endişeye kapılan, yalnızlık çeken, kendisini zayıf ve aciz hisseden, bazı sıkıntıları ve dilekleri olan insan, kendisini rahatlatması için derhal duaya sarılma gereksinimi duyar. İnsan psikolojisi, çaresizlik içinde veya zorda kaldığında hemen duaya başvurur. Bu, insanoğlunun en büyük teselli ve ümit kaynağıdır.

Dr. Muhammed Bozdağ, insanın istekleriyle var olduğunu ve insanın başarabileceklerinin en fazla istedikleri kadar olabileceğini ifade etmektedir.

Bir şeyi gerçekten, inanarak ve içtenlikle isteyebildiğimizde ona ulaşabiliriz. Eğer Evren’in Sahibi bize bir nimet bahşedecekse, bunun istemesini de zaten bize verecektir. İstemenin sırrı da, Evren’in Sahibi’ne güvenerek ve O’ndan isteyerek evrene meydan okumaktadır. O’na sığınıldığında ve O’ndan istenildiğinde ateşler deryası gül bostanına dönüşebilmekte, gökteki ay ikiye bölünebilmektedir. Gelecekteki yaşantımız ise içten arzularımız ve O’na olan taleplerimizle şekillenecektir.

Allah (c.c.) şöyle buyuruyor :” Siz beni anın ki ben de sizi anayım.”

“Kullarım Beni sana soracak olurlarsa, muhakkak ki ben onlara çok yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse onlar da benim çağrıma cevap versinler ve bana iman etsinler. Umulur ki doğru yolu bulurlar.”

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) :” Duanız, istemeniz olmasa Rabbim size niye değer versin?” diye buyuruyor.

İbnu Ömer, (R.A.) şöyle naklediyor : “Resûlullah (A.S.) buyurdular ki: “Kime dua kapısı açılmış ise ona rahmet kapıları açılmış demektir. Allah’a talep edilen (dünyevî şeylerden) Allah’ın en çok sevdiği afiyettir. Dua, inen ve henüz inmeyen her çeşit (musibet) için faydalıdır. Kazayı sadece dua geri çevirir. Öyle ise sizlere dua etmek gerekir. ”

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Çok sıkıştığınız, üzüldüğünüz, korktuğunuz anları düşünün… Hiç o anlarda dua ettiniz mi? Ettiğiniz dua, acılar, gözyaşları ve umutla dolu mu idi? Gerçekten Rahmeti Sonsuz’a sığındınız mı? Ve o çok istediğiniz şeyler gerçekleşti mi?

Dua, sadece darlık ve sıkıntı anlarında değil bollukta, darlıkta, sıkıntıda ve rahatlıkta her zaman yapılmalıdır. Eğer istediklerimizin bir kısmını elde edememişsek onları almaya hak kazanmamış olabiliriz ya da yeri ve zamanı henüz müsait olmamıştır. Buna böyle inanmalıyız. Her istediğimizin hemen anında olması hepimizin hoşuna gider. Ancak bazı isteklerimizin hemencecik oluvermesi belki de bizim için hayırlı olmayabilir. Yaratıcımız, bize istediğimizi er geç verecektir ancak bizim için en hayırlı olan bir zaman ve mekânda… Böyle düşünür ve böylece, isterken hayırlısını istemek bizim faydamıza olur.

Kişi, duasının hemen kabul edilmesini de beklememelidir. Zira dua ettiğinde Allah ya ona istediği şeyi verir yahut onun yerine derecesini yükseltir, ya da başına gelecek aynı derecedeki bir musibeti önler.

Challenger Uzay Mekiğine katılamayan bilim adamları, katılamadıklarından dolayı üzülmüş, ancak mekik gökyüzünde patlayıp paramparça olunca katılamadıklarına şükretmiş ve sevinmişlerdir.

Biz isteyeceğiz… Yerinden, kaynağından, tüm istekleri veren Âlemlerin Rabbi’nden isteyeceğiz… İsterken hayırlısını, güzelini, her iki dünyamız için güzel olanı isteyeceğiz… Aradığımızı elde edinceye kadar ısrarla isteyeceğiz; dua edeceğiz… Evren’in Sahibi, bize o isteklerimizi ya verecek ya da daha uygun bir zamana erteleyecektir. Ancak istediklerimizi elde edince şükretmeyi bileceğiz.”Şükür nimeti artırır.” mesajını unutmayacağız.

İnsanlar sıkıştıklarında, korktuklarında, hastalandıklarında Yaratıcı’dan isterler ve dua ederler. İstekler yerini bulunca niçin istediklerimizi veren Sınırsız Güç’ü unutuyoruz? Bu haksızlık değil mi? Nankörlük değil mi? Zaten bizi Yaratan, bizi bizden daha iyi bildiği için şöyle buyuruyor :” Biz insana nimet verdiğimizde şükürden yüz çevirir. Ancak kendisine sıkıntı dokununca, bir de bakarsın uzun uzun yalvarıp durur.”

Sınavlarda başarılı olmak, iş kurmak, zengin olmak, eş bulmak, mevki, makam elde etmek, mutsuzluğu yenmek, hayattan tat alabilmek gibi birçok isteklerimiz var. Biz bunları ağzımızla istiyoruz. Ama gönlümüzle ve vücudumuzun tüm zerreleriyle istiyor muyuz? Ortalığa doğru :” İstiyorum!” diye sızlanıyor muyuz? İstediklerimizi kimden talep edeceğiz? Nasıl isteyeceğiz? Mevki, makam, para için birilerinin kapısında boynu bükük mü duruyoruz? Evren’in Sahibi’nden istiyor muyuz? Gece karanlığında, birçoğunun engin ve derin bir uyku halinde olduğu o kıymetli saatlerde ellerimizi açarak, boynumuzu bükerek, gözyaşlarımızı akıtarak Rahmeti Sonsuz’dan isteyebiliyor muyuz? İsterken tüm vücudumuz ürperip, titreyip istek enerjimizi kat kat göklere ulaştırabiliyor muyuz? Bir makam sahibinin kapısında boynumuzu büktüğümüz, ellerimizi ovuşturduğumuzdan çok, o mevki ve makam sahibini Yaratan’ın ve ona mevki ve makamı verenin kim olduğunu ve ancak O’na yönelmemiz gerektiğini hiç düşünüyor muyuz? Yaratıcı’mızın sınırsız merhamet ve cömertliğine dayanıp sonsuz definelerinden isteyebiliyor muyuz?

Mevlana, bu konuda şu sözleri söylemekte:

“Rızkı şundan bundan değil, O’ndan ara…

Zenginliği çalışarak, uğraşarak O’ndan iste… Defineden, maldan isteme… Yardımı da O’ndan dile; amcadan, dayıdan dileme…”

Bilim ve fikir adamı merhum Nurettin Topçu hoca, dua konusunda şu cümleleri sarf etmiş:” Dua sözlerin en güzelidir. Nurdan, sudan ve sevdadan yapılmıştır. Her varlığa nüfuz eder, her ümitsiz davranışı değiştirir, her kalbi kurtarır.”

Şu da unutulmamalıdır ki dua sadece istemek değil, Allah’tan isteyerek ve gereken eylemde bulunarak, vücudumuzun tüm zerreleriyle O’na güvenerek, O’ndan dileyerek istemektir.

 

 

Yüreğindeki Sen/Selçuk Alkan/Akis Kitap

www.gencogrenci.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Korku, Kaygı ve Öfkeyi Anlama ve Yenme başlıklı makalemizde kaygıyı anlama ve yenme, korkuyu anlama ve yenme ve öfkeyi anlama ve yenme hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir