Kurt ve Koyun

Written By: Genç Öğrenci - Tem• 19•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

kurt-kuzu

 

Eskiden yöneticiler saraylarda ve konutlarda, zevk ve sefa içinde, oturdukları yerden halkı yönetmeye kalkışmazlardı. Belli aralıklarla tebdili kıyafetle/sıradan bir insan gibi halkın arasına karışır, nasıl yaşadıklarını, sıkıntılarını,  içinde bulundukları durumu, anlayışlarını, hayata bakışlarını öğrenmek ister, kimi zaman ilginç tekliflerle onları denerlerdi.

Halife Hz. Ömer  böyle bir yöneticiydi. Sık sık halkın arasına karışır, bir gece vakti veya gündüz, sokağa çıkar, hayatın ve insanların farklı yönlerini keşfetmeye çalışırdı.

Yine bir gün kıyafet değiştirmiş, halkın içinde dolaşmaya çıkmıştı. Şehirden bir hayli uzaklaştı. Dağ başına kadar ulaştı. Orada koyun otlatan bir çobana rastladı. Onu denemek istedi ve ne yapacağını öğrenmek için sordu:

-Bu koyunlar senin mi?

-Hayır efendim, benim değil, ben onların çobanıyım. Bana emanetler. Onları dağa getirdim, otlatıyorum, akşama geri götürüp sahibine teslim edeceğim!

 

Halife Hz. Ömer çobana dedi ki:

-Bu koyunlardan birini bana satar mısın?

-Satamam!

-Niye?

-Akşam onları sahibine teslim ederken birisi eksik olunca ne cevap vereceğim?

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

-Kurt yedi, dersin. Sahibi nereden bilecek?

 

Kalbi iman, Allah sevgisi ve sorumluluk duygusuyla çarpan çoban, tarihin tanıklık ettiği şu güzel cevabı verir:

-Koyunların sahibi bizi görmüyorsa Allah da mı görmüyor? Koyunların sahibini kandırmak kolay ama, Allah’ı nasıl kandırayım? Böyle bir yalancılığın ve haksızlığın sonunda varacağım cehennemin ateşinden beni kim koruyabilir? Aldığımız her nefesin, yaptığımız her şeyin hesabını vermeyecek miyiz?

 

Hz. Ömer, dağdaki çobanın bile Allah’a hesap verme ve sorumluluk bilinciyle işini yapmasına fazlasıyla sevinir. Çobana kendini tanıtır ve onu ödüllendirerek oradan ayrılır.

 

Asırlar sonra Mehmet Akif şu güzel beyitle anlatır Hz. Ömer duyarlılığını ve adalet anlayışını:

-Dicle kıyısında bir kurt aşırsa bir koyunu/Gelir de ilahi adalet sorar Ömer’den onu!

 

Birbirinin kurdu haline gelen bu çağın insanı Hz. Ömer’i ve o çobanın ahlak anlayışına ne kadar muhtaç ve mecbur değil mi?

 

Ayşe Demirci

www.gencogrenci.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Güvensizlik başlıklı makalemizde güvensizlik, kendine güven eksikliği ve kendine güvenmemek hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir