Mutluluğumuzu Sömürenler

Written By: Genç Öğrenci - Tem• 16•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

mutsuzlugu ögrenmek

 

Bazı insanlar durumlarının vahametinden söz edip dururlar, açınacak durumda olduklarını söylerler ve sürekli birilerinin ona yardım elini uzatmasını bekler, ama kendileri hiçbir şey yapmazlar.

Bu insanlar tam anlamıyla asalak gibi yaşarlar. Çevrelerindeki insanların duygularını, paralarını, zamanlarını ve bedensel güçlerini emerler, tüketip yok ederler. Kendileri dâhil hiç kimseyi sevmezler, tek düşünceleri birilerinden bir şeyler koparabilmektir.

Üretmeden, çabalamadan yaşamın nimetlerinden gönül huzuruyla faydalanılmaz. “Elden gelen öğün olmaz oda vaktinde bulunmaz.” demiş atalarımız. Ne kadar da doğru. Hep başkalarından bekleyenler mutluluğu ertelemeye ve hep yarınlarda aramaya mahkûmdur.

Nasıl düşünmemiz gerektiği konusunda çevremizin büyük bir etkisi vardır. Çevremiz bize şekil verir. Bedenimiz, alışkanlıklarımız ve değerlerimiz çevreden etkilenir. Zihnimizde diğer zihinlerden etkilenir ve şekillenir. Olumsuz insanlarla uzun bir ilişki kurmuşsak, yavaş yavaş olumsuz düşünmeye başlarız.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Onlar her zaman nelerin yapılayamayacağından, ne kadar zor olduğundan söz ederler. Başarısızlık örneklerini anlatırlar durmadan. İlerlemenin ve gelişmenin önünde engeldirler. Gösterdiğiniz her pozitif şeye bir bahaneleri ve engelleri vardır. Ortaçağ Avrupası’nın köprü bekçisi gibidirler, sizden hayallerinizi alıp, öyle geçirirler. Fakat hayalsiz geçtiğiniz köprü hangisi olursa olsun cehenneme ulaşır ancak.

İş yerlerinde sıkça rastlarsınız; her şeyden şikâyet eden, her şeye bir kulp takan, her fırsatı sorun olarak algılayan ve sorun olarak adlandıran insanlar vardır. Bu insanlar mutlu olmadıkları gibi çevrelerindeki insanları da bilerek veya bilmeyerek mutsuz ederler. Çevresindekilerin sinirli ve gergin olmasına neden olurlar. Hep olumsuzluklardan söz ederler, çevredeki insanların söylediği veya yaptıkları şeylerde küçümseyici yönler bulur, herkes de, her şeyde kusur ararlar.

Doğruyu bilen tek kişi oldukları için kimsenin peşinden gitmezler, insanlarla anlaşamadıkları için asla lider de olamazlar. Çalışırlar ama mutlu değildirler ve çevrelerinde kimsenin de mutlu olmasını istemezler, izin de vermezler. İş ortamında, sosyal ortamlarda ve aile ortamında da sürekli aynı ruh halini yaşar ve yaşatırlar.

 

Bülent Şenyürek

www.gencogrenci.gencgelisim.com

 

Bir önceki yazımız olan Yalan Saltanat başlıklı makalemizde adalet öyküleri, çocukların kaleminden hikayeler ve iyilik öyküleri hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir