O Bir Girişimci

Written By: Genç Öğrenci - May• 08•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

girisimci asker

 

Bazı insanlara kanınız hemen kaynar. Bir anda kırk yıllık dost gibi olursunuz. Bu ilgi, bu sevgi karşılıklıdır elbette. Derdini dert, zevkini zevk edinirsiniz. O sizin gerçek dostunuzdur.

Bir dosttan söz ediyorum. Üstelik, kırk yılı çoktan geçtik. Yarım asra dayandı bu beraberliğimiz. Öylesine bir yere geldik ki her şeyimiz ortada. Birbirimize o kadar karışıyoruz, o kadar uğraş içinde oluyoruz ki bir tartışma esnasında bizi uzaktan seyredenler, kavga ettiğimizi bile zannedebilirler.

Onunla tanışmamız, üniversiteye girdiğimiz ilk günlere rastlar. Daha ne olduğunu anlayamadan, dörtlü bir grubun içinde bulduk kendimizi. Bir bakıma, hepimiz İstanbul’un yabancısıydık. “Beraber yürüdük biz bu yollarda” misali, efsane şehrimizi birlikte tanıdık. Beyoğlu’nda dolaştık, Rumelihisarı’nda poz poz resimler çekerken, tarihimizle kucaklaştık. Gün oldu Gümüşsuyu’ndan Boğaz’ı seyrettik, gün oldu karla kaplı o yamaçta kardan adam yaptık, kartopu oynadık.

Biraz anı defterine dönmeye başladı yazdıklarım. Ama benim niyetim başka. Ben bir girişimciyi, onun mantığını, düşünce tarzını anlatmaya çalışıyorum aslında. Bir girişimcinin işine olan aşkını, onu yaşatmayı kendi hayatından çok daha önemli sayan bir anlayışı, bir karasevdayı sermek istiyorum gözlerinizin önüne.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Benim dostum büyük bir sanayici. Yüzlerce insana açtığı ekmek kapısında, uluslararası düzeyde kaliteli mallar üretiyor. Dünyanın dört bir yanına ihracat yapıyor. Fabrikasını alıcı gözle bir incelerseniz; hele bir de işten anlıyorsanız, “burada iyi bir mühendis var” demekten kendinizi alamazsınız.

Benim dostumun bir işi, bir eşi ve birbirinden tatlı yetişkin iki kızı var. Kızlardan küçük olanı, uzun süredir yurt dışında kendini geliştirmekle meşgul. Abla o işi daha önce tamamlayıp yurda döndü. Uluslararası bir kuruluşta görev yapıyor. Yaptığı çalışma o kadar beğenilmiş ki benzer bir projeyi hayata geçirmek için Uzakdoğu’ya gönderilmiş. Benim dostum da hem özlem gidermek, hem kızını görev başında görebilmek için, SARS’tan filan korkmadan oralara gitmeye karar veriyor. Ama burada bir sevgilisi(!) var. Onu kime bırakacak? Ona bir şey olursa, kim ilgilenecek? Ya oralarda başlarına bir kaza gelir de Hakk’ın rahmetine kavuşurlarsa, o eseri kim yaşatacak.

İnsanlar bazı durumlarda vasiyetname yazarlar. Bazen de bu işi sözlü olarak yapmayı tercih ederler. Benim dostum da onu yapmaya çalışıyordu. “Gazanfer”, diyordu. “Ben uzaklara gidiyorum. Eşim de yanımda. Biliyorsun, küçük kızım burada değil. Zaten bizim işlerle bugüne kadar ilgilenmediği için fazla bir şey yapamaz. Anormal bir şey olmadığı sürece, mevcut kadro her şeyi rahatlıkla götürür. O bakımdan gözüm arkada değil. Ama bize bir şey olursa, bir anda her şey tersine dönebilir. İş icabı biraz kredi kullanıyoruz. Aslında biliyorsun, hepsinin fazlasıyla karşılığı var. Ama böyle durumlarda ilk üşüşen bankalar olur. Ve yine biliyorsun ki paniğin verdiği zarar korkulanın kendisinden çok daha fazla oluyor. Senden tek ricam; böyle durumlar doğarsa benim işime sahip çıkman, onun yaşamasına yardımcı olmandır. Senden bunun sözünü istiyorum.”

O, gerçek bir girişimci. Ölecekmiş, kalacakmış umurunda bile değil. Mallarını kimin, nasıl paylaşacağı da hiç mi hiç ilgilendirmiyor onu. Onun tek düşüncesi, eserini yaşatmak. “Onunla veya onsuz, hiç önemli değil.” Önemli olan tek şey; bütün varlığıyla emek verdiği, tırnaklarıyla kazıdığı, yüreğiyle süslediği o sevgilinin aynı güzellikler içinde yaşamayı sürdürmesi.

 

Gazanfer Sanlıtop

www.gencogrenci.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan İnançların Sağlık Üzerindeki Etkisi başlıklı makalemizde inançların etkisi, inançların sağlığa etkisi ve inanmanın gücü hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir