Öğretmenliğimin İlk Günü

Written By: Genç Öğrenci - Haz• 24•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

ogretmenligin ilk gunu

 

Boğaziçi Üniversitesi’ni bitirdiğim yıl stajımı da tamamladıktan sonra eve en yakın okula başvurmuştum; bu bir ilkokuldu. Çiçeği burnunda bir öğretmen olarak sınıfa ilk girdiğimde, kırmızı önlüklerini giymiş, birbirinden tatlı 36 tane çocuğu gördüğümde gülümsedim.

Üniversite yıllarında hep gülerdim ve kaşlarını çatıp bakmak, kızmak benim için oldukça zordu. Bana en başta deneyimli öğretmen arkadaşların öğüdüydü; “Bir sınıfa gülerek girersen tepene binerler. Onun için ilk günden sert olacaksın.” Ben de günlerce aynanın karşısında nasıl sert bakılır,  nasıl kızgın olunur, çalışıp durdum. O zamanlar benim için bu bayağı zordu. Sınıfa girdim; hepsini saçları itinayla taranmış çoğunluğu kız çocuklardan oluşan bu sınıfta çocukların hepsinin dişleri dökülmüş, konuşmaları yarı bebek tarzındaydı ve çok sevimliydiler.

Onları bu halde görünce içimden korkunç bir gülme isteği geldi ve arkama döndüm. “Tahtaya yazı yazayım bari de, yüzümü görmesinler.” dedim. Çocuklardan biri; “Ööyetmenim, niye gülüyorsunuz?” diye sordu. Derken tüm ciddiyetimi takınarak “Gülen yok, sadece adımı tahtaya yazıyorum, simdi tanışacağız.” dedim.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Tekrar arkamı döndüm; güldüm, güldüm ve sonra onlara dönerek tanıştım. Kendimi çimdikleyerek ciddi olmaya çalıştım. Bir çocuk konuşunca, diğer biri hemen “Sus, öğretmenimizi üzme!” diye birbirlerini susturuyorlardı. Aman Allah’ım bu ne güzel ne tatlı bir sınıftı. Hepsi de iyi aile çocukları olduğu belli olan bu yumurcaklara hiçbir zaman tam anlamıyla kızamadım.

Benim ilk göz ağrım, ilk sınıfımdı ve yıllar geçti bir sürü sınıfım oldu ama hâlâ bu güzel tatlı çocukları unutamadım. Yıllar içinde haylaz, tembel bir sürü öğrencim oldu. Hepsini yola getirmek için bir sürü yöntem kullandım ve bunu başardım ama sert ve kızgın bakma konusunda yol aldım mı, kim bilir?

Daha sonraki yıllarda karşılıklı saygı, sevgi ve anlayışın daha etkili olduğunu gördüm. Çocuklar, doğdukları andan itibaren aile, çevre ve okuldan aldıkları eğitim sonucunda bir hamur olarak yoğrulup kişiliklerini kazanıyorlar. Bu yüzden bir öğretmenin, hayatlarındaki yeri çok büyük ve çok önemli…

 

Sibel Yolak

www.gencogrenci.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Kişisel Gelişimde Özgüven başlıklı makalemizde kişisel gelişim, kişisel gelişim ve özgüven ve Kişisel Gelişimde Özgüven hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir