Saygının Korunabilmesi İçin Neler Yapılabilir?

Written By: Genç Öğrenci - Nis• 15•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

6.his 2

Kendimize olan saygımızı artırabilmemiz için donanımlarımızın farkında olmalı ve günden güne gelişmeliyiz. Eğer kendimizden hoşlanmıyor, kendimizi beğenmiyor ve sürekli eleştiriyorsak kendimize saygı duymuyoruz demektir. Ama kendimize yüklediğimiz kültürel birikimler, sosyal ilişkiler, insanlara bakış açımız, değerlerimiz, yargılarımız, algılarımız o kadar önemli ki. Bunlar gelişmişse, kendimize de diğer insanlara da insanlara bakış açımız daha pozitif olur. İç dünyamızda pozitif yaşıyor ve güzellikleri kendimize de sunabiliyorsak, özsaygımız aktif demektir. Ama sık sık geçmişe dönüp, “Ben bunu nasıl yapabildim?” diyor, iç çatışmalar yaşayıp kendimizi cezalandırıyorsak, kendimizi değersizliğe ve hiçliğe sürüklüyorsak o zaman özsaygımız çok çabuk tükenir.

Saygının çabuk tükenmemesi için onu hayata geçirmeli ve uygulamalıyız. Bununla beraber bulunduğumuz ortamda ait olduğumuz yeri bilmek, saygınlık ve özgüven sağlar. İş ortamında, sosyal çevremizde, saygınlığımızı aktif bir şekilde yaşamalıyız. Karşı tarafa da bu saygıyı iletebilmek de çok önemlidir. Kişi hem kendine, hem de karşısındakine saygı gösteriyorsa, o zaman insanlığı güzel bir boyutta yaşıyor demektir.

Bir saygı türü daha var ki; kişinin kendine saygı duymayıp, başkasına saygı duyması. Bu durum ya maddiyattan ya da korkudan kaynaklanan bir saygıdır. Bu anlamda sıkça öz eleştiri yapmak gerekiyor.

Yaptığımız her işten keyif alıyor, başarılarımız karşısında kendimizi onaylayabiliyorsak, o zaman kendimizle barışığız demektir. Özgüvenimiz tam demektir. Kalitemizi artırmak adına sürekli kendimizle yarışmamız gerekiyor, başkalarıyla değil. Zaten insan beyni o kadar sınırsız ki, inanılmaz bir kapasitesi var. Kapasitemizi yaşam tarzımıza göre geliştirdiğimiz zaman, sosyal ilişkilerimizde ve iş hayatımızda daha başarılı oluruz. Bir seminerde saygıyı, akabinde de sevgiyi anlattım. Nişanlı bir çift vardı. Beyefendi doktor, hanım bankacı idi. “Biz farkında olmadan birbirimize saygı duymuşuz, siz bu konuyu anlatırken de ellerimiz kenetli olarak sizi dinliyorduk. Birbirimize olan saygımızı hissettiriyor ve dolu dolu bir beraberlik yaşıyormuşuz. Anlattıklarınızla birbirimize olan sevgimizi daha iyi anladık.” dediler. Bütün sınıf o manzarayı alkışlamıştı. Saygıyı bazen karıştırıyoruz, otorite gibi düşünüyoruz, hâlbuki saygımız bizedir, özümüzedir. Özümüze sahip çıkıp, kendimize daha fazla saygı duymamız gerekiyor.

Bir beyefendi de, konuşma esnasında “Benim için kadınların hepsi bir, ‘kadın milleti işte’ deyip bayanları aşağılıyordu. ‘Eşim de bu kadın milletinden biri işte’” diyordu. Burada verilen mesaj: “Ben hiçim, benim eşim de bir hiç.”

Burada ne saygıdan ne de özsaygıdan söz edilemez. Eşim diyerek sahipleniyor, fakat aşağılayarak söylediği ‘kadın milleti’ sözüyle kendi hiçliğini de ortaya koymuş oluyor. Bu tür olaylara daha çok trafikte rastlıyoruz, kendisine saygı duymayan o kadar çok insan var ki. Girilmemesi gereken şeride giren ve diğerlerine “Siz hiçsiniz, ben değerliyim.” mesajını vermeye çalışan. Aslında kendi değersizliğini ortaya koymuş oluyor, farkında değil. İç dünyasında kendisini bir hiç olarak görüyor. Karşı tarafa hiçliğini böyle gösteriyor. Kurallara uymayan insan zaten kendine saygı duymaz. Kendine saygı duymayan insan da bir başkasına hiç saygı duymaz.

150 Soruda Evlilik/Akis Kitap

www.gencogrenci.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Saygıyı ve Özsaygıyı Oluşturan Unsurlar Nelerdir? başlıklı makalemizde evlilikte saygı ve özsaygı, özsaygıyı oluşturan unsurlar ve saygıyı oluşturan unsurlar hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir