Sevgiyi Anlayabilen Zaman

Written By: Genç Öğrenci - Mar• 20•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

zaman ve sevgi

 

Bir zamanlar, bütün duygular bir adada yaşarmış. Mutluluk, Üzüntü, Sabır, Öfke, Korku, Kibir, Bilgelik, Sevgi.. Her türlü duygu bu adada olduğu için de, adaya “Duygu Adası” deniliyormuş.

Ada sakini duygular, günün birinde, tespit edemedikleri bir yerden, adanın birkaç gün içinde batacağı yönünde ısrarlı anonslar duymuşlar. İlk anda bunun bir şaka olduğunu düşünmüş bazıları, ama anonslar devam ettikçe, durumun ciddi olduğunu düşünerek, birer ikişer adadan ayrılmaya başlamışlar.

Hemen her duygunun kendine ait bir kayığı yahut gemisi veyahut yatı olduğundan, adadan ayrılmak nispeten kolay olmuş onlar için. Ama Sevginin küçücük bir salı bile yokmuş. O yüzden, kendisini alacak biri buluncaya kadar, mecburen adada kalmış.

Duyguların büyük kısmının adadan ayrıldığı günlerden birinde, ada, anonsta söylendiği şekilde, yavaş yavaş batmaya başlamış. Bunun üzerine, Sevgi, yüksekçe bir kayaya çıkıp yardım istemeye başlamış adadan henüz ayrılan diğer duygulardan.

İlk önce, Zenginliği görmüş büyük ve güzel bir yatın içinde. El edip, yüksek sesle bağırmış.

“Zenginlik, beni de alır mısın?”

Yatın her tarafına yığdığı eşyaları gösteren Zenginlik:

“Hayır, alamam.” demiş. “Görüyorsun altın, gümüş, zümrüt derken yat doldu. Senin için yer kalmadı.”

Zenginlikten vefa görmeyen Sevgi, biraz daha geride, büyücek bir yelkenli görmüş. Dikkatlice baktığında anlamış ki, bu yelkenli Kibir’in:

“Kibir, Kibir!..Benim sandalım bile yok, ada da batıyor, yardım et lütfen!”

“Sana yardım edemem” demiş Kibir. “Biraz dağınık gözüküyorsun; yelkenlimin fiyakasını bozacaksın.”

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Bu cevap karşısında çok üzülen Sevgi, bir kayığa binip kürek çeker vaziyette, Üzüntüyü fark etmiş o sırada. Üzüntü, kayaya çok yakın bir yerdeymiş. Sevgi bu kez ondan yardım istemeye karar vermiş:

“Üzüntü, seninle gelebilir miyim?”

“Ah sevgili Sevgiciğim!” demiş Üzüntü. “Yalnız gitmeye karar verdiğim için o kadar üzgünüm ki!”

Bu cevap üzerine üzüntüsü daha da artan Sevgi, yüzünü adanın öbür tarafına doğru çevirdiğinde, bir mavnanın üstünde neşeyle zıplayıp duran birini görmüş. Mutlulukmuş bu. Sevgi ona da seslenmiş; ama Mutluluk o kadar mutluymuş ki, Sevginin ona seslendiğinin bile farkına varmamış.

Çaresiz biçimde Mutluluğa seslenmeye devam eden Sevgi, ansızın bir ses duymuş yakında:

“Buraya gel Sevgi! Seni ben götüreyim.”

Sevgi çok sevinmiş ve koşar adım sahile koşup içinden yaşlıca bir adamın kendisine seslendiği kayığa atlamış. Kayıkla fazlaca bir yerden gitmeden de, adanın büsbütün sulara gömüldüğünü görmüşler.

Sevgi, bu kadar duygu çağırdığı halde onu almazken kendisini kayığına çağıran bu saçı başı ağırmış duyguya teşekkür etmiş defalarca. Ama, Duygu Adasında o güne kadar hiç görmediği yaşlıyı adını bile sormayı unuttuğunu, ancak karaya varıp da vedalaşmalarından sonra fark etmiş.

Sonra da, günlerden bir gün geldikleri bu yeni kara parçasında Bilgeliğe rast gelince, ismini bile sormadığı bu kadirşinas yaşlıyı tarif edip ismini sormuş kendisine.

“O, Zamandan başkası olamaz.” diye cevap vermiş Bilgelik.

“Zaman mı? Peki niye yalnız o bana yardım etti?”

“Çünkü” demiş Bilgelik, “Sevginin gerçek değerini ancak Zaman kavrayabilir.”

www.gencogrenci.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Beş Maymun ve Alışkanlıklarımız başlıklı makalemizde alışkanlıklarımız, beş maymun hikayesi ve Beş Maymun ve Alışkanlıklarımız hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir